İtfaiyeden Hayati Uyarı!

Kırşehir Belediyesi, havaların soğuması nedeniyle, soba ve kalorifer bacalarının temizletilmesi konusunda vatandaşları uyardı. İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, kış aylarında meydana gelen ev yangınlarının ve zehirlenme vakalarının temizlenmeyen bacalardan kaynaklandığını vurguladı.

Kırşehir Belediyesi, havaların soğuması nedeniyle, soba ve kalorifer bacalarının temizletilmesi konusunda vatandaşları uyardı. İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, kış aylarında meydana gelen ev yangınlarının ve zehirlenme vakalarının temizlenmeyen bacalardan kaynaklandığını vurguladı.

Kırşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, baca yangınlarına ve zehirlenme vakalarına karşı vatandaşların baca temizliğine dikkat etmesi konusunda uyarıda bulundu. Özellikle havaların soğumasıyla birlikte ev yangınlarının ve zehirlenme vakalarının yüzde 20'sinin temizlenmeyen bacalardan kaynaklandığına dikkat çekilen uyarıda mutfak, aspiratör ve bacalarda biriken is ve kurumların potansiyel yangın tehlikesi oluşturduğu belirtildi.

 

Kış mevsiminden önce ev ve işyerlerindeki soba ve kaloriferler bacalarının düzenli olarak temizletilmesi gerektiği ifade eden İtfaiye Müdürlüğü ekipleri “Bacaların yılda en az 2 defa temizletilmesi halinde, sobalı evlerde baca tepmelerine bağlı meydana gelen karbonmonoksit zehirlenmelerine bağlı ölümlerin de önüne geçilebilir. Kurumların bacalardaki tıkanıklığı baca yangınlarına neden olurken baca yangınları da bina yangınlarına sebep olmaktadır.”

Başkan Bahçeci; Rüzgârlı havalara dikkat

Özellikle rüzgarlı havalarda meydana gelen zehirlenme vakalarında birçok insanın hayatını kaybettiği ifade eden Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci  “Temizlenmeyen bacalar is ve dumanı çekmediği için yangın tehlikesi oluşturur. Konut yangınları ve zehirlenmelere karşı bu önlemlerin alınması riskleri azaltacaktır. Bu konuda halkımızın hassas davranmalarını tavsiye ediyoruz dedi.

----------------------------------------------------------------

Diyabette kan şekeri düzeyi takibi hayati önem taşıyor

Görülme sıklığı giderek artan diyabet, kontrol edilmediği takdirde kalp, göz, böbrek gibi organların yanı sıra bağışıklık sistemini, sinir ve damar sistemlerini olumsuz etkiliyor.Diyabette kan şekeri düzeyinin dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerekiyor. Uzmanlara göre, hayat tarzı değişikliği ve kilo kontrolü ileri yaşlarda ortaya çıkan Tip 2 diyabetten korunmada etkili olabiliyor.

1921 yılında insülini bularak diyabet hastası milyonlarca hastanın tedavisini mümkün kılan Fredrick Bantig'in doğum yıl dönümü anısına her yıl Kasım ayında Dünya Diyabet Günü olarak anılıyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Cüre, diyabeti “insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki sorunlar nedeniyle organizmanın karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik, geniş kapsamlı bir metabolizma bozukluğu” olarak tanımladı.

Diyabet, pek çok organda hasara yol açabiliyor

 “Diyabet = tüm sinir ve damarlarda hastalıktır, desek yanlış olmaz” diyen Uzm. Dr. Osman Cüre, diyabetin pek çok organda hasara yol açabildiğini belirterek şunları söyledi:

“Hızlanmış damar sertliği ile başta kalp damar hastalıkları dünyada ölüm oranı en yüksek hastalık gruplarını tetikleyip ilerlemesine sebep olmaktadır.

Göz damarlarının bozulduğu ve hastalığa has diyabetik retinopati adı verdiğimiz görme kaybına sebep olmaktadır.

Ayak ve el parmak uçlarından başlayarak hissizlik ve yanlış his gelişimi ile yaşam kalitemiz için oldukça büyük risk teşkil etmektedir. (periferik nöropati)

Diyalize kadar ilerleten böbrek hastalıklarında 1 numaralı sebep yine diyabettir. (Diyabetik nefropati)

Bağışıklık sistemimizi bozarak birçok fırsatçı mikroorganizmanın vücudumuzda enfeksiyona sebep olmasını kolaylaştırır.

Oluşan yaralarımızın iyileşmesini zorlaştırır, geçirmemiz gereken ameliyatları riskli hale getirir ve ameliyat sonrası dönemde de risk artışı ile ayağa kalkma, düzelme süresini uzatır.”

Çok idrara çıkma ve çok su içme diyabet belirtisi olabilir

Diyabetin klasik ve daha az görülen belirtileri olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Osman Cüre, “Klasik belirtiler olarak poliüri (çok idrara çıkma), polidipsi (çok su içme), polifaji (çok yemek yeme) veya iştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma, ağız kuruluğu ve noktüri (gece idrara çıkma) sayılabilir. Daha az görülen belirtiler ise bulanık görme, açıklanamayan kilo kaybı, inatçı infeksiyonlar, tekrarlayan mantar infeksiyonları ve kaşıntı olarak sıralanabilir” dedi.

Diğer Haberler