Yaşatmaya Çalışılan Bir Değer: YORGANCILIK

Yok olmaya yüz tutmuş mesleklerden olan yorgancılık mesleği ile uğraşan Uzun Çarşı esnaflarından Mustafa Gez Ahi Televizyonu'na yaptığı açıklamada sözlerine şöyle yer versi. Yün yorganlar geleneğimizin vazgeçilmez parçası yorgancılık mesleği de geçmişte önem verilen geleneksel bir el sanatı. Ancak yorgancılık mesleği de zamana yenik düşüyor. Fabrikalaşma elyaf kullanımı gibi nedenler yorgancılık mesleğinin zamandan kayıp gitmesine neden oluyor.

Yok olmaya yüz tutmuş mesleklerden olan yorgancılık mesleği ile uğraşan Uzun Çarşı esnaflarından Mustafa Gez Ahi Televizyonu'na yaptığı açıklamada sözlerine şöyle yer versi. Yün yorganlar geleneğimizin vazgeçilmez parçası yorgancılık mesleği de geçmişte önem verilen geleneksel bir el sanatı. Ancak yorgancılık mesleği de zamana yenik düşüyor. Fabrikalaşma elyaf kullanımı gibi nedenler yorgancılık mesleğinin zamandan kayıp gitmesine neden oluyor.

 
1986'dan beri yorgancılık mesleği yapan Gaziantepli Mustafa Gez bu bu işin sabır ve emekle öğrenileceğini belirtti.
Gaziantep'te yorgancılık 
mesleğiyle hayatını devam ettiren Mustafa Gez 12 yıldır Kırşehir'de mesleğini sürdürüyor.
Mesleğini sevdiğini ve çocukluktan beri bu işin içinde olduğunu belirten Mustafa Gez yorgancılığa başlama hikayesini şöyle anlattı:
 “1986'da ilkokulu bitirdim. O zamanlarda Antep'te yorgancılık, fırıncılık gibi meslekler yaygındı. Bana “seni de bir işe sokalım” dediler. Ya fırıncı olacaktık ya pastaneci ya da yorgancı. Yorgancılıkta karar kıldık, bu mesleğe giriverdik.”
Yorgancılık mesleğinin unutulmaya yüz tuttuğunu söyleyen Gez “Meslek unutulmaya yüz tuttu ama 
devletimiz sağolsun bize yardım ediyor. Kırşehir'de de işimiz iyi çok şükür. Ancak çırak bulmak zor. 
Bizim zamanımızda 20-30 kalfa olurdu, onun iki katı çırak olurdu. Çırakları oturtacak yer bulamazdık. Ama şimdi öğrenim 12 sene oldu. Çocuk 18 yaşında okulu bitiriyor. Ondan sonra da gel meslek öğret. Çok zor. Çırak yetişmiyor şuanda. Ama hiçbir meslek sürdürdüğün sürece ölmez. Belki nesil biter ama meslek ölmez.”
İyi bir usta olabilmek için büyük emek ve zaman harcamak gerektiğinin altını çizen Mustafa Gez: “ İyi bir usta olabilmek için 4-5 sene çalışmak gerek. Her mesleğin kendine göre zor bir yanı var. Öğrenene kadar herkese bu iş zor gelir. 
Püf noktaları var, yünün iyice yayılmasını öğrenmeli, 
müşteriyi memnun edebilmeli. Onun için öğrenene kadar zor. Öğrendikten sonra kolay.”
Eskiden her genç kızın çeyizlerinde bulunan renkli çeyizlik yorganlar ise eskisi kadar ilgi görmüyor. 
Günümüz şartlarının getirdiği yenilikler eski yorganları da rafa kaldırdı.
 “Bizim senede yağtığımız çeyizlik yorgan sayısı 3 ya da 5. Bizim zamanımızda fabrika sistemi vardı. Kargolarla yorganlar 
gönderilirdi. Rağbet fazlaydı ama şimdi o kadar ilgi görmüyor.”
Ramazan ve seçim dolayısıyla bu sene işlerde biraz düşüş olduğunu belirten Mustafa Gez: “ Çok şükür nasibimiz geliyor. Boş kalmıyoruz. Düğünlerin başlaması da işleri yoğunlaştıracak diye bekliyoruz. Günlük mitil dediğimiz bir yorganı 3-4 saatte bitiriyoruz. Çeyizlik yorganların 1 gün sürdüğü de oluyor. İşlerimiz iyi gidiyor çok şükür.”
Kırşehir'de rastladığınız bir yorgancıya uğrayarak el emeği göz nuru motifleri yakından inceleyebilir, seçeceğiniz bir modeli ustasına diktirebilirsiniz.

Diğer Haberler